Fındıkta fiyat tartışmasına son nokta

Ordu Ticaret Borsası (OTB) Başkanı Nejdet Gürsoy, bölgedeki ticaret borsaları arasındaki fındık fiyatlarındaki farklılığın normal olduğunu belirterek, "Bu fiyat farkları senelerdir var" dedi.
Gürsoy, bazı sivil toplum kuruluşlarının bu fiyat farkını bilmeden sürekli gündeme getirmesinin haksız ve gereksiz olduğunu söyledi.
Son günlerde bazı sivil toplum ve tüzel kuruluş temsilcilerinin Ordu Ticaret Borsası'nın fındık fiyatını Ünye, Fatsa ve Giresun'daki diğer borsalardan daha düşük gösterdiği şeklindeki eleştirileri değerlendiren OTB Başkanı Nejdet Gürsoy, bu tür fiyat farklılıklarının o bölgedeki ticaret şeklinden kaynaklandığını belirtti.
Randıman önemli
Gürsoy, "Fatsa ve Ünye'de fındık ticaretinde üreticiden fındık randıman kırılmadan alınmaktadır. Yani bir üretici fındığını satarken tüccarla pazarlık eder, anlaşır ve kantarda kaç kilogram geldiyse onun bedelini alır. Örnekleyecek olursak, kilosu 3.8 liradan pazarlık eden üretici 1 ton fındığının karşılığında 3.800 lira alır ve ticaretini gerçekleştirir. Bu bölgelerde genellikle üretici ve tüccar arasındaki ticaret şekli böyle gerçekleştiğinden dolayı o bölgelerdeki borsalarda fiyatları yüzde 50 randıman esasına göre yazmazlar. Yazmadıkları için borsalar arasında farklı fiyat oluşur. Bu geçmişte de böyle olmuştur, şimdide böyle oluyor. Aslında kıyaslama yaparsak Ordu Borsasında yazılı olan fiyata randımanı da ilave ettiğimizde üreticinin eline 3.8 lira para geçmektedir. Bizler yüzde 50 randıman esasına göre fiyat yazmak zorundayız. Bu durum geçmişte olduğu gibi şimdide bölge borsaları arasında farklılık oluşturmaktadır" diye konuştu.
VEFAT

Cenazesi 21/09/2010 salı günü ikindi namazına mütaakip ev yanında kılınacak namazın ardından defin edilecektir.
Site Yönetimi olarak Refika Ergin'e Allah Rahmet Eylesin der. Geride kalan ailesine, yakınlarına, dostlarına başsağlığı ve sabırlar dileriz.
Not:Ziyaretçi defteri sayfamızı konuyla ilgili olarak takip edebilirsiniz.
Fındık yağıyla şişmanlığı önleme denemesi
Fındık yağı, obezite olarak ta tabir edilen ve kimi sağlık çevreleri tarafından çağın hastalığı olarak görülen şişmanlığı önleyecek. Japonya'da fareler üzerinde yapılan ve olumlu sonuç alınan çalışma Türkiye'de denenecek.
Ordu'da kurulu bulunan ve Çotanak adı altında Türkiye'nin en büyük fındık yağı üretimi yapan tesisler de yeni bir araştırma başlatıldı. TÜBİTAK işbirliği ile yapılacak araştırmada fındık yağının insan üzerindeki etkisi ortaya konacak. Tamamen bilimsel bir heyet tarafından yapılacak araştırmanın kesin sonuçlarına 2011 yılının ilk yarısında ulaşılması bekleniyor. Atlaş Grup içinde yer alan Çotanak Yağ Sanayi Kalite ve Araştırma-Geliştirme Müdürü Sevim Dervişoğlu, çalışmanın dünyada yapılan bir ilk olacağını söyledi.
Fındık yağının kendisini diğer yağlardan ayıran belli başlı özellikleri olduğuna dikkat çeken Dervişoğlu, "Fındık yağı oleik asit oranı en yüksek yağdır. Bu ona kötü kolesterolü düşürme iyi kolesterolü çıkarma özelliği verir. Yine bu özelliği ile fındık yağı kalp damar tıkanıklarını en aza indirir. Kalp krizi riskini düşürür. Yine fındık yağı yanma derecesi çok yüksek olduğu için pişirme süresini kısaltır. E vitamini de çok yüksek olduğu için kalbe iyi gelen fındık yağı cilde de güzellik verir. Ayrıca anti toksik özelliği ile yaşlanmayı geciktirir." dedi.
Havva Güneş Hakkın Rahmetine Kavuşmuştur

Edindiğimiz bilgilere göre cenazesi bugün 13 Ağustos 2010 Cuma günü Cuma namazına müteakip kılınacak namazın ardından köyümüz mezarlığında toprağa verilecektir. Site yönetimi olarak edindiğimiz bilgiler bu şekildedir. Elimize daha açıklayıcı bilgiler geçerse siz değerli ziyaretçilerimize duyurmaya çalışacağız.
Site Yönetimi olarak Havva Güneş'i Allah Rahmet Eylesin der. Geride kalan ailesine, yakınlarına, dostlarına başsağlığı ve sabırlar dileriz.
Not:Ziyaretçi defteri sayfamızı konuyla ilgili olarak takip edebilirsiniz.
Fındık hasadı Ordu ve Urfa türküleri arasında başladı

Ordu Altınyurt Köyü'ndeki fındıklar daldan, hem Ordu'nun Dereleri hem Urfalıyım Ezel'den türküleri söylenerek toplandı. Mehmet Yeşilyurt'un çocukları, gelini ve torunları işçileri ile birlikte aynı sırada, aynı ocakta aynı daldan fındık topladı.
Yeşilyurt, yeni bir hasat zamanının geldiğini belirterek, serbest piyasaya bırakıldığı ifade edilen fındık için devletin bir tutum alarak iyi bir fiyat sağlanmasını beklediklerini aktardı.
Urfa'dan gelen işçileri memnun etmeye çalıştıklarını ifade eden bahçe sahibi Mehmet Yeşilyurt, 'Onlar da bizi memnun etmek için gayret ediyorlar. Biliyorsunuz burası su sıkıntısı olan bir yer değil ama ben yine de ne olur ne olmaz hastalanabilirler diye onlara şişe suyu ikram ediyorum. Türk-Kürt, Güneydoğlu-Karadenizli ayrımı yok. Biz bu ülkeyi bir ve beraber kurduk. Az da olsa bazıları bilip bilmeden kötü şeşler konuşuyor ama bunlar fitne saçmak isteyenler. Bu fitnecilerin temizlenmesi lazım. Biz oyuna gelmeyeceğiz.' diye konuştu.
Bir kilo fındığın maliyeti 4,39 lira
1 kilogram fındığın maliyeti, 4,39 TL olarak tespit edildi.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, "Bu yıl yapılan rekolte tespit çalışmaları sonucunda ülkemizde yaklaşık olarak 603 bin ton fındık olacağı, bölge odalarından alınan son bilgilerde fındık ürününde görülen meyve dökülmeleri neticesinde, rekoltenin daha düşük seviyede gerçekleşeceği kanaatindeyiz." dedi. Bu yıl da fındık rekoltesinin düştüğünü belirten Bayraktar, geçen yıldan bu yana serbest piyasa şartlarında dönen fındık fiyatlarının, tüccarın insafına bırakılmaması gerektiğini ifade etti. Bayraktar, çiftçinin emeğine sahip çıkarak, ürünlerin bir anda değil, peyderpey piyasaya sürülmesi gerektiğine dikkat çekerek, üreticilerin ürününü zamana yayarak piyasaya sürmesiyle fiyatların, dış alıcıların değil, üreticinin arzu ettiği gibi oluşacağını kaydetti. Üreticilerin, piyasaya olan borçlarından dolayı fındığını, hasat sonrası hemen elinden çıkarıp borçlarını ödemek istediğini açıklayan Bayraktar, bu nedenle üreticilere verilecek olan alan bazlı desteklerin ödeme tarihlerinde de bir düzenleme yapılması gerektiğine işaret etti. Verilecek olan alan bazlı desteğin yüzde 50'sinin üreticilerin paraya en çok ihtiyacı olduğu hasat sonrası (eylül ayında) verilmesinin ve diğer yarısının da yetiştirme dönemi başında (şubat-mart) verilmesinin üreticilerin sıkıntısına çare olacağını belirtti.
Fındıkta Doğrudan Gelir Desteği randımana göre verilmeli

Albayrak, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlediği basın toplantısında, fındık borsasının Doğu Karadeniz'de kurulması gerektiğini söyledi. Fındıkta rekolte, ihraç ve fiyat sorunu olmadığını ileri süren Albayrak, üreticinin alın terinin karşılığının verilmemesi için oynanan oyunlar olduğunu savundu. Albayrak, Fiskobirlik'in yeniden yapılandırılıp, tüm üreticilerin bu çatı altında toplanması ve aktif ortak olmalarının sağlanması gerektiğini kaydetti.
Doğrudan Gelir Desteği'nin ise randımana göre verilmesi gerektiğini savunan Albayrak, bu sayede üreticinin kaliteli ve birim alandan üstün verim almaya sevk edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Albayrak, üreticinin ürün toplama giderlerinin karşılayabilmesi için de bu yılki destekleme ödemelerine de 15 Ağustos'ta başlanıp 15 Eylül'e kadar bitirilmesi gerektiğini ifade etti.
fındık işçileri için köy kuruluyor

Ordu Valiliği'nce merkeze bağlı Uzunisa köyündeki alana kurulan yerleşim yerinde, işçilerin aileleriyle birlikte kullanacakları su, elektrik, kanalizasyon altyapılarının hazır olduğu ve spor benzeri etkinliklerini yapmaları için çeşitli donatı alanları kurulduğu açıklandı.
Uzunisae köyünde kurulan alanda incelemelerde bulunan Ordu Valisi Orhan Düzgün, söz konusu köyün bir hafta içinde tamamlanacağını söyledi.
Fındık toplama sezonu öncesinde aileleriyle Ordu'ya gelecek olan işçilerin rahat bir yaşam sürmeleri için köy kurma çalışması başlattıklarını belirten Vali Düzgün, şunları söyledi:
''Ordu'ya her yıl aileleriyle birlikte fındık toplamak için 6-7 bin dolayında insan geliyor. Bu insanlar çeşitli yerlerde konaklayarak, kendilerine iş teklifi gelmesini bekliyor. Genellikle de barınma yeri olarak dere kenarlarını seçiyorlar. Bir yağış ve sel taşkınında da zor durumda kalıyorlardı. Bu nedenle elektrik, su, kanalizasyonu olan bir köy kurmak istedik. Bunun için uzun yıllardır kapalı olan bir köy okulumuzun bahçesini hazırladık. Ayrıca işçilerin, aileleri ve çocuklarının boş zamanlarını değerlendirmeleri için spor alanları ve oyun parkları oluşturduk.''