ŞEHİTLERİMİZ
 
 Şehitlerimize pusu tuzak kurmuş düşman
 Siz rahat uyuyun er geç edecegiz onlari pişman
 Ey sehidimiz kar kış yaz güz demeden dağları aşman
 Yaktı bizleri beklemediğimiz anda şehit düşmen
 
 Ey mehmetcik kurdular size ıssız yerlerde tuzak
 Bilsinlerki öcümüzü alma günümüz değil uzak
 Bu acılar bitmezki sonsuza kadar destan yazak
 Sanmasınlarki biz türkiye cumhuriyetini bozak
 
 Şehit askerlerimiz mekanında rahat uyusun
 Yeni mehmetcikler nesilerimiz büyüsün
 Cesurca hainlerin üstüne yürüsün
 Şehit Aileleri şehitleri ile övünsün
 
 Öldü sanmayın bizim mehmetciklerimiz şehit
 Allahta biliyor Kullarda buna şahit
 Haykırsamda söylesemde binlerce ağıt
 Destanlar yazsamda yetmezki kalem kağıt
 
 Şehit Analarının feryadı yürekleri dağlar
 Tüm canlılar melekler bile size ağlar
 Unutmadı unutmayacak sizi suskun dağlar
 İntikamınızı alacağız gelecek o cağlar
 
 Şehitlerimiz mekaniniz cennet olsun
 Yeriniz gül gülüstan nurlarla dolsun
 Rahat uyusun şehidimiz hep gülsün
 Canilere lanet olsun belasini bulsun
 Yazan.Suse52
 Almanya 09.10.2008 Saat.17.10 )
 
--------------------------------------------------------------
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİN
AZİZ RUHUNA İTHAFEN


Yıl 1915 Mart ın 18 nde
Çanakkale de eller tetikte
Geliyor düşman kuvvetleri yıkmak üzere
Ne kanlı bir savaş olacak ki bu
Kollar, kafalar yok yerinde

Yükleniyor düşman, aralıksız saatlerce
Teknolojinin son donanımlı dev gemileriyle
Attığı her top yakıyor canlarımızı
Bilmiyorlar ki, Türkün asla kalmaz yerde kanı

Analar asker yolladı 13 nde 15 nde
Bağrına taş bastı durmadı, ağladı sessiz gecelerde
Cepheye kimi yollasan giderdi
Öğretmeni, doktoru, öğrencisi, Ayşe si, terzisi
Çünkü vatan toprağına kâfirin eli değdi

Ama ne büyük iman ne büyük irfan
Ayağında çorap yok giymeye yok elbisesi
Kulakları tek bir ses duyuyor
Koşun cennete Allah Allah ileri

Orda sadece düşmanı değil olumsuzlukları da yendik
Düşmanı kovmak için 250 bin mezar taşı diktik
Her şeyimizi veririz bu topraklar uğruna
Biz yurdumuzu, vatanımızı karşılıksız sevdik

Unutma Seyit Onbaşıyı, Cevat-Esat Paşayı, Kınalı Hasanı
Onları sadece bu günlerde değil, her zaman anmalı
Bu topraklardan tek bir karış vermeyiz
Herkes bunu mık gibi aklına çakmalı
Yazan:Faruk GÜNEŞ
 --------------------------------------------------------------------
BİR GÜNEŞ DOĞDU

Bir zamanlar bir yerlerde
Bir ana bir güneş doğurdu
Sıcak bir coğrafya da soğuk insanların üstüne
Tüm insanları aydınlatsın diye

O günden sonra güneş bile sönük kaldı yanın da
Çiçekler bir başka kokmaya başladı, kuşlar farklı ötmeye
Hayvanlar daha fazla süt vermeye
O gelince oldu bunlar, hoş geldin bu âleme

Büyüdü serpildi insanların en güzeli oldu
Herkes onu saydı, hürmet gösterdi, sevdi
İnsanlara en büyük mutluluğu getirdi
Nice âlemlere şanı yürüdü, 4 bucak 7 iklime

Devlet kurdu ki, herkesi kucaklayan
Fakirin, yoksulun halinden anlayan
Bende bu mısralara sakladım adını
Var mı kim olduğunu bulan?
f..g
-----------------------------------------------------------------
BİR DÜNYA İSTİYORUM

İçinde kan gözyaşı savaş olmayan
Açlıktan insanların ölüme terkedilmediği
Siyah beyaz ırk ayrımının yapılmadığı
Bir dünya istiyorum acısı ıztırabı olmayan

Kardeşin kardeşe düşman edilmediği
Bir hiç uğruna silahların patlamadığı
Ve hatta silahların hiç icad edilmediği
Bir dünya istiyorum namerdin olmadığı

Zengin fakir siyah beyaz hep bir arada
Sınırların olmadığı hakların gasbedilmediği
Devlet malı deniz yemeyen kerizlerin olmadığı
Bir dünya istiyorum sade siyah beyaz

Sokağa terkedilmiş günahsız çocukların
El açıp ona buna elpençe duranların
Başkasının sırtından geçinen kenelerin olmadığı
Bir dünya istiyorum çilenin çilekeşin bulunmadığı

Üç kuruşluk dünya malı için kendini satanların
Ona buna çamur atıp suçunu bastıranların
Yüzü kızarmayan yüzsüzlerin yaşamadığı
Bir dünya istiyorum yalakaların bulunmadığı

Vatanına milletine ihanet eden densizlerin
Gözünü kırpmadan masum insanları katledenlerin
Irz düşmanlarının bebek katillerinin olmadığı
Bir dünya istiyorum kin ve nefretin bilinmediği

Bushların saddamların ebu cehillerin yaşamadığı
Firavunların mussolinilerin hitlerin apoların
Çöllerin yılanların çiyanların var olmadığı
Bir dünya istiyorum yemyeşil cennet bahçesi

Veysellerin Yunus emrelerin hacı bektaşi velilerin
Mevlanaların akşemsettinlerin Fatih sultanların
Hakkın adaleti ile hükmeden idarenin olduğu
Bir dünya istiyorum sazı ile sözü ile semahı ile

Dostu dost bilip dostça yaşamaya çalışanların
Yüz dostu olmayan hakiki dost olanların
İyi günde kötü günde tek yumruk tek yürek
Bir dünya istiyorum bir arada insanca yaşanan

Bombaların patlamadığı insanların ölmediği
Koyun ile Kurt un birarada yanyana dolaştığı
Fikir başka başka aşk başka başka olmadığı
Bir dünya istiyorum gülü bol bülbülü çok

Yaratılanı yaratandan ötürü seven sevilen
Tövbeni bin kere bozmuş olsanda gel diyen
Bir lokma ekmeğini paylaşmasını bilenlerin olduğu
Bir dünya istiyorum herkes mutlu ve özgür

Çok şey mi istedim içimden geldi döktürdüm
Hayatta hiç kimseye kin ve nefret beslemedim
İstedim ki şu fani dünya insanlara zehir edilmesin
Bir dünya istiyorum hepsi bu bensiz ve sensiz

Yazan: Hasan Güneş
----------------------------------------------------------------------
HASRET

Bir ben miyim dertlerle çatışan
Düşündüklerimi düşündükçe yorulan
Kopmuş dalından çamurlar içinde
Yaprak misali savrulan

Diyemem kimseye sen şöylesin, böylesin
Akıl gitmişken dil ne desin
Başımızdadır dertler her daim
Bilmem ki durmadan yakınan ben miyim?

Kimi zaman vatan kimi zaman yar hasreti
Akıllı insanda bir yer de delidir deli
Çatlamış çalışmaktan ayakları, elleri
Ne güzel insanları, ağaçları, çiçekleri

Köyde büyüdüm yetiştim onurluyum
Çilekeş doğmuş anamın, oğluyum
Özlerim her daim aklımdadır
Çiğnetmem kimseye ailemi, kendim gibi savunurum

Bir bağlama sesiyle titrer gönül telleri
Gitmez kulağımdan kuşların sesleri
Bazen beni de alır götürürler diyarıma
Çekilmez oldu ah şu gurbet elleri
Yazan: F.G
------------------------------------------------------------
GÖREVLERİN

Düşün ey günahkâr âdem
Neden işlersin bunca günahı
Tövbe edeceksin madem
Terk et o zaman günah yollarını

Ölüm var kardeş aç gözlerini
Övündüğün güzelliğin unutma! Geçici
Azrail gelir değildir seçici
Sırasıyla gider yaşlısı genci

Ertelersin sürekli görevlerini
Namazını, zekâtını, orucunu, ibadetlerini
Ecel bu belli mi ki, ne zaman geleceği
Ölürken yaş kiminde yirmi kiminde elli

Anandır taşıdı dokuz ay seni
Doğdun da sütüyle besledi
Eğer ki vermediysen hak ettiği değeri
Otur da ağla, kaybettin cenneti

Babandır evinizin direği
Anan hasta oldu mu o sağar ineği
Adam olmandır hepsinin isteği
Büyüğündür ki doğrudur dediği
F.Gden
-----------------------------------------------
SENİ SEVMİYORUM DÜNYA


Sana geldim geleli gülmedim
Hergünüm gözyaşı ağlar gezerim
Ne güzel sevgiler aşklar vardı lekesiz
Hepsi bir bir yok oldu dünya, güzelim

Biliyormusun sana geldiğim günden beri
Sen beni ben seni hiç sevemedim
Yıllar su gibi akıp geçti dur diyemedim
Sende bende herşey yalanmış bilemedim

Veyselin dediği gibi, iki kapılı hanmışsın
Uzun ince bir yol, kah çukur kah düz
Kimine uzun kimine kısa kimine asfalt
Sende fanisin bizim gibi bilmezmisin

Güzelliklerin hepsi sahte, yapma geçici
Sanki bir cennetsin yalan yüzlerle gülücüklerle
Sende yaşlandın geleceğin boş umutlarla dolu
Veren alır canı Mevlam buldursun doğru yolu

Hani uğruna savaşanlar kan dökenler
Hepsi tarih oldu bir bir yok oldu
Kim ne aldı götürdü gittiği yere
Haber var mı gidenlerden geriye gelen

Ebu cehiller firavunlar saddamlar
Nerde meydan okuyanlar hepsi bir hiç
Ne uğruna ne bıraktınız geride ne kaldı
Hep bunlar senin uğruna yalan dünya

Senin uğruna kan döken bush lar var
Dünyayı gözyaşı kana boğanlar var
Hep senin uğruna değil mi kime kaldın
Bundan sonra kime kalacaksın dünya

Sen doymazsın karnın çok büyük
Merak etme senin sonunda yakın
Daha ne zulümler gelir geçer senden
Sende onlar gibisin ne farkın var onlardan

Senin uğruna değil mi bunca akan kanlar
Senin uğruna değil mi dökülen yaşlar
Senin uğruna değil mi bu insanların zülmü
Seni hiç sevmiyorum dünya sevemedim bir türlü

Yazan : Hasan GÜNEŞ
---------------------------------------------------------------
TOPRAK MEKAN
 
 Daha dün uğradım toprak mekana
 Şöyle baktımda etrafıma göremedim
 Ne kavga eden var ne de gürültü yapan
 Sessiz sedasız sanki hiçbir şey olmamış
 
 Kimse kimseye yan gözle bakmıyor
 Yanyana dizilmiş sıra sıra yatıyor
 Dün ne idin bugün ne oldun şimdi
 Üstü kapalı toprak iki ucunda iki taş
 
 Yanyana arka arkaya yatıyor dostlar
 Ne sövüyorlar ne vurup kırıyorlar
 Anlamadım oradan herkes memnun mu
 Göremedim duyamadım ne yüz ne ses
 
 Orada hortumculuk yok hırsızlık yok
 Adam gayırma çalma çırpma yok
 Herkes hakkına rıza göstermiş yatıyor
 Belkide bize bakıp boyun büküp eh ediyor
 
 Söyelenecek çok sözleri var belki bize
 Ama duymuyoruz görmüyoruz biz
 Ne söyleseler fayda etmiyor çaresiz
 Otlar bitmiş çiçekler açmış üzerlerinde
 
 Yağma yok haksızlık yok her şey adil
 Yalan dolan yok savaş zulümde yok
 Emmi dayı amca eş dost hep akraba
 Kim kime ne yaptı kim kimden ne aldı
 
 Üç beş kuruşa namusunu ahlakını satanlar
 Vatanına milletine ihanet edenler, firavunlar
 Ebu cehiller herzaman ben yinede ben diyenlar
 Baksana onlarda burada yatıyor dizilmişler
 
 Kime kaldı bu dünya kimler geldi geçti
 Toparak hiç ayırmadı hepsini aldı içine
 Bak orada kimse ses çıkarmıyor yatıyor
 Belkide sıra sende deyip seni beni de bekliyor
 
 Hala almıyacakmısın dersini şu yalan alemde
 Varmı gidip gelen toprağa bürünüp dönen
 Senin atan benim atam hepsi hepsi orada
 Sessiz sakin kuzu gibi yatıyorlar belli belirsiz
 
 Ne zaman düşeriz toparağ bilinmez
 Veren verirken sana sormadı canı cananı
 Unutma alırkende sormayacak uyan artık
 Daha geç olmadan toprak bağrına basmadan
 
 Yazan: Hasan GÜNEŞ
-----------------------------------------------------
 

MEVLANA’YA

 

Toprak kendini bahar gelince bulur

Bağrında büyütür, çiçekleriyle konuşur

Mevlana da toprak gibidir bende

Kurumuş bir çiçeğim, o benim can suyumdur

 

Günahlarımdan kaçmak için nefsimi uyuttum

Mevlana’nın yedi öğüdünü tuttum

Biçare dolanırım yalancı dünyada

Aşkıyla yandım, kendimi unuttum

 

Senin aşk değirmeninde döndür beni

Kalbim günahlarla kaplanmış taş gibi

Temizle beni döneyim huzura

Öğüt öğüt parçalarıma ayır beni

 

Semazenler açmış ellerini, durmadan döner

Dinle şu ney’i neler söyler

Halim nicedir, bende ne fırtınalar kopar

İçimde yanan bu ateş bilmem ne zaman söner

 

Bir kamış deyip geçme ney’e

O bir iç sestir duymasını bilene

Onu duyan günah, yanar kül olur

Semazen duydu mu aşktan döne döne

 

Çok günah işledik de uslanmadık

Bırakma bizi kapına geldik

Mevlana’m senin gibi bizde

Hamdık… piştik… yandık…

Yazan: Faruk GÜNEŞ