Ordu Muhtarlar Derneği Başkanı ve Türkiye Muhtarlar Derneği Genel Sekreteri Hüseyin Akdeniz, 1924 yılında çıkarılan 442 sayılı Köy Kanunu'nun nihayet değiştirilmesi yönünde adım atıldığını belirterek, "Günümüzde duyulduğunda tebessüm ettiren köy kanunu değişiyor. Çağdaş köy modeli için ilk adım atıldı" dedi.

İçişleri Bakanlığı'nın hazırladığı Köy Kanunu Tasarı taslağının ilgili kuruluş ve muhtarların görüş ve önerilerine açıldığını belirten Hüseyin Akdeniz, yeni kanunun köyleri 3 kısımda değerlendirdiğini belirtti. Kanun tasarısında yeni bir köy kurulması için nüfusun 250 ve yukarı olması gerektiğine dikkat çeken Akdeniz, köy ihtiyar heyetlerinin de kaldırılarak yerine 'Köy Meclisi' kurulmasının amaçlandığını kaydetti. Akdeniz, "Yeni kanunda köy muhtarlarının yetkileri artırılarak hizmette yönelik birçok amaçlar hedefleniyor. Nüfus oranları dikkate alınarak hazırlanan taslak metninde köylere, genel katmalı bütçeden ve İl Özel idare bütçelerinden, köy nüfus oranına göre pay aktarımı sağlanacak.

Köylere Hizmet Götürme Birliği'nin köylerle ilişkileri daha güçlendirilecek. Köy korucularının yerini yeni kanunda köy bekçileri alıyor ve köylerimizin ihtiyaçları halinde mimar, mühendis, veteriner, teknisyen, tekniker, köy katibi vs. sözleşmeli personel alımı sağlanıyor. Buna benzer birçok konuda yenilikler getiren kanun Köylerde üretimi amaçlayan, çağlaş köy modeli olarak değerlendirdiğimiz ölçülerde hazırlanmış görünüyor" dedi.

"ESKİ KANUNU DUYAN GÜLÜYORDU"

Hüseyin Akdeniz, 1924 yılında kabul edilen ve bugün hala uygulanan Köy Kanunu'nun günümüzün şartlarına uymadığı gibi duyanların tebessümüne yol açtığını, muhtarın ve köylünün uygulaması gereken kuralların bir öneminin kalmadığını hatırlattı. Akdeniz, "Bu kanunla 21. yüzyılda 20. yüzyılın kanunlarına göre muhtarlık yapıyorduk. Kanuna göre biz muhtarlar 0-6 yaş grubu çocuğun sağlık cetvelini hazırlamak zorundayız, köyün asayişi biz korumalıyız, köye gelip gidenlerin niçin gelip gitmekte olduklarını anlamak ve bunlar içinde şüpheli adamlar veyahut ecnebiler görülürse hemen yakın karakola haber vermek zorundayız. Köy civarında eşkıya görürsek hükümete haber vermek ve elimizden gelirse tutuklamak zorundayız. En önemlisi de köylülere öğüt vermek zorundayız. Günümüzde bunları uygulayan kaldı mı?" diye konuştu. (yurthaber.com)